Safilo’da kârlılık yükseldi, Türkiye büyüyen pazarlar arasında öne çıktı
Safilo, 2026’nın ilk yarısında satışları sınırlı gerilese de kârlılığını güçlü biçimde artırdı. Şirketin Avrupa operasyonlarında Türkiye büyüyen pazarlar arasında yer alırken, güneş gözlüğü talebinin optik çerçevelere göre daha fazla baskı altında olduğu belirtildi.

Safilo, 2026’nın ilk yarısında satış tarafında sınırlı bir gerileme yaşamasına rağmen kârlılığını belirgin şekilde artırdı.
Şirketin net satışları sabit kurla yüzde 1,9 gerileyerek 512 milyon avro seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık düzeltilmiş EBITDA yüzde 38,1 artışla 86 milyon avroya, düzeltilmiş net kâr ise yüzde 46,7 artışla 49,4 milyon avroya ulaştı.
İkinci çeyrekte satışlardaki baskıya rağmen brüt marjın yüzde 73,1 seviyesine yükselmesi dikkat çekti. Safilo, bu iyileşmede fiyat ve ürün karması, operasyonel verimlilik ve ABD’deki gümrük vergisi iadelerinin etkili olduğunu belirtti.
Şirket ayrıca premium ve lüks segmentlerin, tüketici talebindeki yavaşlamaya karşı orta ve alt fiyat segmentlerine göre daha dirençli kaldığını açıkladı. Carrera, Smith, David Beckham ve Kate Spade güçlü performans gösteren markalar arasında öne çıktı.
Avrupa tarafında ise ikinci çeyrek satışları yüzde 2,7 geriledi. Buna rağmen Türkiye, Polonya ve İtalya büyüyen pazarlar arasında gösterildi.
Fransa’da optik pazarındaki daralmanın farklı kanal ve ürün kategorilerine yayıldığı, Almanya’da ise özellikle internet üzerinden faaliyet gösteren pure-player satış kanallarında zayıflama yaşandığı belirtildi.
Safilo raporundaki bir diğer önemli başlık ise ürün kategorilerindeki talep farkı oldu.
Şirket, tüketici talebindeki zayıflığın güneş gözlüğü kategorisini optik çerçevelere göre daha fazla etkilediğini ifade etti. Bunun temel nedenlerinden biri, güneş gözlüğünün tüketici açısından daha kolay ertelenebilir bir harcama olarak değerlendirilmesi.
Reçeteli optik çerçevelerde de yavaşlama görülmesine rağmen bu kategori görece daha dirençli kalıyor.
Safilo’nun sonuçları, 2026’nın ikinci yarısında yalnızca satış hacmine değil; ürün karmasına, brüt marja, iskonto sonrası gerçek kârlılığa ve stok devir hızına odaklanmanın önemini artırdığını gösteriyor.
